29 Mart 2012 - 17:31

İslami İran Cumhuriyeti, bögesel ve uluslararası tarafları, Suriye'ye müdahaleci ve aceleci girişimlerden kaçınmasını istedi.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- İran Dışişleri Bakanı Ali Akber Salihi, Suriye Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi ve Dışişleri Bakan yardımcıdı Faysel Miktat'la Tahran'da yaptığı görüşmede, refrom sürecinin ilerletilmesi, halkın taleplerine kulak verilmesi ve milli diyaloğun yapılması gerektiğini vurgu yaparak, Tahran'ın Şam ile BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan arasında sağlanan anlaşma çerçevesinde oluşan siyasi sürece katkıda bulunmaya hazır olduğunu açıkladı.

İran Dışişleri Bakanı ayrıca dün Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan ve beraberindeki üst düzey heyetle görüşmede, Kofi Annan'ın önümüzdeki günlerde Tahran'a geleceğini ifade ederek, Annan'ın Şam ziyaretiyle Suriye krizinin aşılması için yeni çabaların başladığını ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı ayrıca, Suriye konusunda her türlü aceleci girişimler ve bu ülkede iktidar boşluğu doğurmanın bölge adın çok ağır sonuçlara yol açacağı uyarısında bulundu.

Suriye krizi son bir ayda uluslararası ve bölgesel istişarelerin odağında yer almıştır, bir yıldan beri Suriye'da yaşanan istikrarsızlık, geniş ölçüde mal ve can kaybını yol açmış bulunuyor.

Siyasi gözlemciler, BM ve Arap Birliği'nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın Şam'a yaptığı ziyaretiyle birlikte, bu ülkde patlak veren krizin çözüme kavuşması noktasında ümit ışığı doğmaya başladığını söylüyor.

Suriye krizinin sonlandırılması için tarafsız ve bağımsız çabalara vurgu yapan Annan, Suriye'ye dış müdahaleye karşı bir tutum sergilemekte.

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esat, ülke sorunlarının çözümü doğrultusunda samimi çabalarda bulunmaya hazır olduklarını açıklayrak, bu bağlamdaki çabaların, Suriye'de yaşanan olayların gerçekçi incelenmesine bağlı olduğunu zira, sadece Suriye'den farklı görüntü vermek amacını güden çabaların krizin çözümüne herhangi bir katkısı olmayacağını belirtiyor.

reformların Suriye'de yapılması gir gerek olduğunda hiç koşku yok, ancak bölgesel ve bölge dışı bazı ülkelerin Suriye'yi bölüp, parçalama ve iç çatışma çıkramak için müdahalelerinden vazgeçmesi halde bu hedef gerçekleşebilir.

Siyasi çözüm yolu, silahlı terörist gurupların sivil, asker demeden insanları katederek ülkede kriz ve istikrarsızlığı yayma çabalarından kaçınmadıkça olumlu sonuç vermesi mümkün gözükmüyor.

Annan'ın ifade ettiği gibi bu yolda başarıyla ulaşmak ,milli birlik ve uzlaşının sağlanması için taraflar arasında yakın işbirliği ve istişarelerin yapılması bir gerektir, özellikle bu gün Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenmekte olan Arap Birliği Zirve toplantısın gündem maddelerinden birini Suriye meselesi teşkil ediyor, kuşkusuz, Annan'a üstlendiği görevde destek verilmesi, Suriye krizinin çözümüne katkı sağlayabilir.

Suriye konusunda üzerinde durulması gereken bir kaç konu var, birinci şu ki, bölge dışı güçler ve onların Fars Körfezindeki müttefikleri Suriye'yi bölmek istiyor ki bu da bölge güvenliği için büyük tehlike sayılır, ikinci konusu ise, Suriye'nin bağımsızlığıyla ilgilidir, Suriye'nın bağımsız bir ülke olması bir gerçektir ve bu ülkenin iç meseleleri düzen egemenliğini kaldırmak için bir araç olarak kullanılmamalı ve üçncü konu ise bölge ve Suriye'ye komşu ülkelerin rolüyle ilgili, zira bu ülkelerin Suriye'ye yönelik yapıcı rolleri krizin azalmasını katkı sağlayabilir.

Bu bağlamda Irak tecrübesi, yabancıların bölgeye yönelik savaşçı politikalarının sonuçları açısından bir örnek olarak görülebilir.

İran Dışişleri Bakanı Ali Akber Salihi'nin bölgesel ve uluslararası tarafları, Suriye konusunda aceleci ve müdahaleci girişimlerden kaçınmaya çağırması da bu gerçeği yansıtıyor.